Yunus İnşaat Logo
Kayseri Dolgu ve Zemin Sıkıştırma: Proktor, Kum Konisi ve CBR Testleri Nasıl Okunur?
İnşaat11 Eylül 202632 dk okumaYunus Özkan İnşaat Ekibi

Kayseri Dolgu ve Zemin Sıkıştırma: Proktor, Kum Konisi ve CBR Testleri Nasıl Okunur?

Kısa cevap: Kayseri zemin sıkıştırma işlerinde dolgunun yeterince sıkıştırıldığı, laboratuvarın Proktor raporu, sahadaki kum konisi ya da nükleer yoğunluk ölçümü ve gerektiğinde CBR veya plaka yükleme sonucuyla kanıtlanır. Sahada ölçülen kuru birim hacim ağırlık, Proktor deneyindeki maksimum değere bölünür; bu sıkışma yüzdesi şartname sınırını, su içeriği de optimum aralığı tutuyorsa tabaka kabul edilir. Sınır işe göre değişir: Karayolu Teknik Şartnamesi 2013, yol dolgusunda üst 80 cm için Standart Proktor'a göre %100, altı için %95 ister.

Bu testleri lisanslı bir zemin laboratuvarı yapar ve raporu laboratuvarın yetkili denetçisi imzalar. İş sahibinin görevi deneyi yapmak değil, doğru deneyin doğru yerde ve doğru sıklıkta yapıldığını, raporun da o dolguya ait olduğunu kontrol etmektir. Raporların satır satır nasıl okunacağı, müteahhitten hangi belgelerin isteneceği ve Kayseri'nin uzun kışının sıkıştırmayı nasıl etkilediği, aşağıdaki bölümlerde örnek hesaplarla gösteriliyor.

Dolgu sıkıştırması neden gözle değil testle kabul edilir?

Dolgu sıkıştırması testle kabul edilir, çünkü iyi sıkışmış bir tabaka ile gevşek kalmış bir tabaka yüzeyden bakıldığında çoğu zaman aynı görünür. Silindir geçtikten sonra yüzey düzgün ve serttir; asıl fark, tabakanın 20-30 cm derinliğinde ve aylar sonra, ilk sağanakta ya da ilk donda ortaya çıkar.

Kontrollü dolgu, malzemesi önceden deneylerle uygun bulunmuş, belirli kalınlıkta tabakalar hâlinde serilip belirli su içeriğinde sıkıştırılan ve her tabakası ölçümle kabul edilen dolgudur. Kontrolsüz dolgu ise kamyondan döküp kepçeyle yayma, üstünden birkaç kez araç geçirme ve "oturur" diye bekleme yöntemidir. Birincisinin maliyeti işin başında, ikincisininki işin sonunda ödenir.

Dolgunun hangi yöntemlerle yapıldığını, kimyasal ve mekanik stabilizasyon seçeneklerini dolgu ve stabilizasyon rehberimizde anlattık. Bu yazının konusu farklı: işin doğru yapıldığının hangi deneyle, hangi sayıyla ve hangi belgeyle kanıtlandığı.

Sıkışması eksik kalan dolgu kendini genellikle aşağıdaki belirtilerle gösterir. Bunların çoğu dolgunun üstüne kalıcı bir imalat geldikten sonra görüldüğü için onarım, sıkıştırmanın kendisinden pahalıya gelir.

  • Parke taşı kaplamada tekerlek izi boyunca çukurlaşma ve dalgalanma
  • İstinat duvarının arkasındaki dolgu yüzeyinde çanaklaşma, duvar dibinde boşluk
  • Saha betonu ve bina zemin döşemesinde kılcal ve sonra açılan çatlaklar
  • Drenaj ve kanalizasyon borusu hattında eğim bozulması, boru ek yerlerinde ayrılma
  • Yağmurdan sonra belirli noktalarda su göllenmesi ve çamurlaşma
  • Ağır araç geçerken yüzeyin gözle görülür biçimde esnemesi

Sıkışma kontrolünde dört tarafın görevi ayrıdır: yüklenici dolguyu serer ve sıkıştırır, laboratuvar ölçer, kontrol mühendisi ya da yapı denetim sonucu değerlendirir, iş sahibi de belgeleri ister ve saklar. Bu ayrım önemlidir; dolguyu yapan tarafın kendi sıkışmasını ölçüp onaylaması, kontrol değil beyandır.

Türkiye'de yapı malzemesi ve zemin laboratuvarlarının çalışma esasları, 11 Aralık 2020 tarihli ve 31331 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Yapı Malzemeleri ve Zemin Laboratuvarları Uygulama Yönetmeliği ile düzenlenir. Yönetmeliğin 11. maddesine göre laboratuvarda yapılan deneylere ilişkin raporları laboratuvar denetçisi imzalar. Raporda bu imzanın ve laboratuvar bilgisinin bulunup bulunmadığı ilk bakılacak yerlerden biridir. Mevzuat zaman içinde değişebildiği için güncel hükümler Resmî Gazete ve mevzuat.gov.tr üzerinden, ruhsatlı yapılarda istenecek belgeler ise ilgili belediye ve yapı denetim kuruluşundan teyit edilmelidir.

Proktor deneyi nedir, standart ve modifiye Proktor arasındaki fark ne?

Proktor deneyi, dolgu malzemesinin farklı su içeriklerinde, her seferinde aynı enerjiyle bir kalıp içinde sıkıştırılıp hangi su içeriğinde en yoğun hâle geldiğini bulan laboratuvar deneyidir. Türkiye'de TS 1900-1 standardına, uluslararası şartnamelerde AASHTO T 99 (standart) ve AASHTO T 180 (modifiye) ile ASTM D698 ve ASTM D1557 standartlarına göre yapılır.

İki deney arasındaki fark, numuneye verilen sıkıştırma enerjisidir. Modifiye Proktor'da tokmak daha ağırdır, daha yüksekten düşer ve numune daha fazla tabakada sıkıştırılır. Sonuçta aynı malzeme için modifiye deney daha yüksek bir maksimum kuru birim hacim ağırlık ve daha düşük bir optimum su içeriği verir.

ÖzellikStandart ProktorModifiye Proktor
Tokmak kütlesi2,5 kg4,5 kg
Düşme yüksekliği30,5 cm45,7 cm
Tabaka sayısı35
Tabaka başına vuruş (küçük kalıpta)2525
Birim hacme verilen enerjiYaklaşık 600 kJ/m³Yaklaşık 2.700 kJ/m³ (standardın yaklaşık 4,5 katı)
Standart karşılığıTS 1900-1, AASHTO T 99, ASTM D698TS 1900-1, AASHTO T 180, ASTM D1557
KTŞ 2013'te tipik kullanımYol dolgusu gövdesi (Kısım 206)Granüler alttemel (Kısım 401)

Kalıp çapı büyüdüğünde tabaka başına vuruş sayısı da standarda göre artar; iri daneli malzemede büyük kalıp kullanılır. Bu yüzden raporda yalnızca "Proktor" yazması yetmez, hangi yöntemin ve hangi kalıbın kullanıldığı açıkça belirtilmelidir.

Hangi dolguda hangi Proktor istenir?

Hangi Proktor'un esas alınacağını projenin şartnamesi belirler. Karayolu Teknik Şartnamesi'nin (KTŞ) 2013 baskısında yol dolgularının sıkışma kriteri Standart Proktor'a (Tablo 206-5), üstyapının altındaki granüler alttemelin sıkışma kriteri ise Modifiye Proktor'a (Tablo 401-4) bağlanmıştır. Genel eğilim olarak, üstüne doğrudan trafik ve kaplama gelen katmanlarda daha yüksek enerjili modifiye deney tercih edilir.

Bina ve saha işlerinde durum farklıdır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın (ÇŞB) İnşaat Genel Teknik Şartnamesi'nin kazı ve dolgu bölümü (Y-3) su içeriğini Standart Proktor'a göre tarif eder, ancak bir sıkışma yüzdesi vermez; farklı uygulamalar için özel teknik şartname hazırlanacağını söyler. Yani bina altı ya da saha dolgusunda sınır değer, projenin özel şartnamesinde veya yetkili mühendise hazırlatılan geoteknik raporda yazar.

Raporda Proktor türü ilk bakılacak satırdır, çünkü aynı saha ölçümü standart deneye göre geçer, modifiye deneye göre kalır. Bir örnekle gösterelim; sayılar açıklama amaçlıdır, gerçek bir rapordan alınmamıştır.

Bir malzemenin Standart Proktor'da maksimum kuru birim hacim ağırlığı 1,90 t/m³, Modifiye Proktor'da 2,02 t/m³ çıksın. Sahada bu malzemeden yapılmış tabakada 1,83 t/m³ ölçülürse sıkışma standart deneye göre %96,3, modifiye deneye göre %90,6 olur. Şartname "%95 modifiye" diyorsa, raporda standart deneyin kullanılması kusurlu tabakayı kabul ettirir.

KTŞ'nin güncel baskısı 27 Aralık 2023 tarihli onayla yürürlüğe girmiştir ve Karayolları Genel Müdürlüğü'nün teknik yayın portalından erişilir. Burada anılan tablo ve madde numaraları 2013 baskısına aittir; sözleşmeniz hangi baskıya atıf yapıyorsa değerler o baskıdan teyit edilmelidir.

Proktor raporu nasıl okunur: optimum su içeriği ve maksimum kuru birim hacim ağırlık

Proktor raporunda iki sayı esastır: eğrinin tepe noktasındaki maksimum kuru birim hacim ağırlık ve bu tepeye karşılık gelen optimum su içeriği. Raporun geri kalanı, bu iki sayının güvenilir olup olmadığını anlamanıza yarar.

Maksimum kuru birim hacim ağırlık (γk,max), malzemenin o deneyin enerjisiyle ulaşabildiği en yüksek kuru yoğunluk değeridir; t/m³, g/cm³ veya kN/m³ cinsinden verilir. Optimum su içeriği (wopt), bu en yüksek yoğunluğa ulaşılan su içeriğidir ve kuru ağırlığa oranla yüzde olarak yazılır. Sahadaki sıkıştırma, bu su içeriğinin çevresinde yapılmalıdır.

Proktor eğrisinin tepesi en yoğun durumu, solu kuru tarafı, sağı ıslak tarafı gösterir. Kuru tarafta daneler arasında yeterli su olmadığı için birbirinin üzerinden kayamaz, sıkıştırma enerjisi boşa gider. Islak tarafta ise boşlukları dolduran su sıkışmayı engeller; silindir geçtikçe yüzey yumuşar ve "pompalama" denen esneme başlar.

Eğrinin biçimi malzemeyi de ele verir. İyi derecelenmiş kum-çakıl karışımları genellikle sivri tepeli, yüksek yoğunluklu ve daha düşük optimum su içerikli bir eğri verir. Killi malzemelerde eğri daha basık, tepe daha düşük yoğunlukta ve daha yüksek su içeriğinde oluşur. İnce dane oranı çok düşük temiz kumlarda eğri belirgin bir tepe vermeyebilir; bu durumda laboratuvar farklı bir yöntem önerebilir.

Sıfır hava boşluğu eğrisi, zeminin tamamen suya doygun olduğu, yani boşluklarda hiç hava kalmadığı durumda ulaşılabilecek teorik kuru birim hacim ağırlığı gösteren çizgidir. Hiçbir Proktor noktası bu çizginin üzerine çıkamaz, çünkü sıkıştırmayla havayı atabilirsiniz ama suyu sıkıştıramazsınız.

Raporda Proktor noktaları bu çizgiyi kesiyor ya da üstünde kalıyorsa ya dane birim hacim ağırlığı yanlış alınmıştır ya da bir ölçüm hatası vardır. Her raporda bu çizgi bulunmayabilir; çizilmişse, noktaların çizginin altında ve ıslak tarafta ona yaklaşarak ilerlemesi beklenir.

Proktor raporunun künyesinde neler bulunmalı?

Bir Proktor raporu, yalnızca iki sayıdan ibaret değildir; o sayıların hangi malzemeden, hangi yöntemle ve ne zaman elde edildiğini de göstermelidir. Aşağıdaki tablo, raporu elinize aldığınızda satır satır kontrol edebileceğiniz bir listedir.

Raporda aranacak bilgiNeden önemli?Şüphe uyandıran durum
Numunenin alındığı yer ve tarihRaporun sizin dolgunuza ait olduğunu gösterirOcak ya da parsel adı yok, tarih işten çok önce
Malzeme tanımı (elek analizi, likit limit, plastisite indisi, zemin sınıfı)Sahadaki malzemeyle aynı olup olmadığını karşılaştırmanızı sağlarSınıflandırma yok ya da sahadaki malzemeyle uyuşmuyor
Yöntem: standart mı, modifiye mi?Sıkışma yüzdesinin hangi referansa göre hesaplandığını belirlerYalnızca "Proktor" yazıyor
Kullanılan standart ve kalıp çapıİri daneli malzemede sonucu doğrudan etkilerStandart numarası belirtilmemiş
Ölçüm noktalarıTepenin iki yanında ölçüm olmadan tepe tahmindirTepenin bir tarafında hiç nokta yok
İri dane düzeltmesiElekte kalan iri taş oranı sahadakinden farklıysa referans kayarİri taşlı malzemede düzeltmeden hiç söz edilmiyor
Laboratuvar bilgisi ve denetçi imzasıRaporun sorumluluğunu kimin taşıdığını gösterirİmza, kaşe veya laboratuvar adı eksik

İri dane düzeltmesi konusu çoğu rehberde atlanır. KTŞ 2013, gerekli durumlarda sıkışma kontrolünde esas alınan laboratuvar maksimum kuru birim ağırlığına, iri agrega oranındaki değişiklik nedeniyle AASHTO T 224'e göre düzeltme yapılmasını ister. Kazıdan çıkan taşlı malzemeyle dolgu yapılan Kayseri şantiyelerinde bu satır sonucu doğrudan değiştirebilir.

Sıkışma yüzdesi nasıl hesaplanır ve kaç olmalı?

Sıkışma yüzdesi, sahada ölçülen kuru birim hacim ağırlığın laboratuvardaki maksimum kuru birim hacim ağırlığa oranının yüzde ifadesidir: Sıkışma (%) = (sahadaki kuru birim hacim ağırlık ÷ Proktor maksimum kuru birim hacim ağırlığı) × 100. Kaç olması gerektiği ise işin türüne ve şartnameye göre değişir.

Hesabın ilk adımı, sahada ölçülen yaş (nemli) birim hacim ağırlığı kuru değere çevirmektir. Kuru birim hacim ağırlık = yaş birim hacim ağırlık ÷ (1 + su içeriği). Örneğin yaş değer 2,05 t/m³ ve su içeriği %12 ise kuru değer 2,05 ÷ 1,12 = 1,83 t/m³ olur. Proktor maksimumu 1,90 t/m³ ise sıkışma 1,83 ÷ 1,90 × 100 = %96,3 çıkar.

Aşağıdaki tablo, iki resmî şartnamenin dolgu ve alttemel için verdiği sınırları özetler. Tablo bir örnek çerçevesidir; sizin işiniz için geçerli değer, sözleşmedeki şartnamede yazan değerdir.

KatmanMinimum sıkışmaReferans deneySu içeriği aralığıKaynak
Yol dolgusu: tesviye yüzeyinin altındaki ilk 80 cm%100Standart ProktorMalzeme cinsine göre (bir sonraki bölüm)KTŞ 2013, Tablo 206-5
Yol dolgusu: 80 cm'nin altındaki tabakalar%95Standart ProktorMalzeme cinsine göreKTŞ 2013, Tablo 206-5
Granüler alttemel Tip-A%96Modifiye Proktorwopt ± 2KTŞ 2013, Tablo 401-4
Granüler alttemel Tip-B%98Modifiye Proktorwopt − 2 ile wopt arasıKTŞ 2013, Tablo 401-4
Donatılı toprak duvar geri dolgusu%95, tabaka en fazla 20 cmStandart ProktorGranüler malzeme kurallarıKTŞ 2013, dayanma yapıları bölümü
Bina ve yapı işlerinde dolguÖzel teknik şartname belirlerStandart ProktorKil ±%5, silt ve granüler ±%2; tabaka 30 cmÇŞB İnşaat Genel Teknik Şartnamesi Y-3

Su içeriği toleransı neden sıkışma yüzdesi kadar önemlidir?

Su içeriği toleransı önemlidir, çünkü doğru yoğunluğa yanlış su içeriğinde ulaşan tabaka, ıslandığında ya da kuruduğunda davranışını değiştirebilir. KTŞ 2013 bu yüzden sıkıştırma sırasındaki su içeriğini malzeme cinsine göre ayrı ayrı sınırlar ve bu sınırlar Standart Proktor'un optimum su içeriğine göre verilir.

  • Plastisite indisi 20 ve üstü olan killer: wopt ile wopt + 2 arası; optimumun altındaki tolerans kullanılmaz
  • Plastisite indisi 20'nin altındaki killer: wopt − 2 ile wopt arası
  • Silt ve siltli malzemeler: wopt − 1 ile wopt + 2 arası
  • Granüler malzemeler (kum, çakıl): wopt ± 2

Aynı sayı iki malzemede farklı sonuç doğurur. Optimum su içeriği %14 olan bir malzemede sahada %12 ölçüldüğünü düşünün: granüler malzemede bu değer sınırın içindedir, plastisitesi yüksek bir kilde ise kabul edilmez. Yüksek plastisiteli killerin kuru tarafta sıkıştırıldığında ıslanınca hacim değiştirmeye daha yatkın olduğu bilinir; şartnamenin bu killerde optimumun altına izin vermemesi bu riskle uyumludur.

Sıkışma yüzdesi %100'ün üstünde çıkarsa ne anlama gelir?

%100'ün üstünde bir sonuç tek başına hata anlamına gelmez; sahadaki sıkıştırma enerjisi laboratuvar deneyinin enerjisini aşmış olabilir. Ağır vibrasyonlu silindirler, özellikle granüler malzemede, Standart Proktor'un ulaştığı yoğunluğun üzerine çıkabilir. KTŞ 2013'ün yol dolgusunun üst 80 cm'si için Standart Proktor'a göre %100 istemesi de bu gerçekliğe dayanır.

Bununla birlikte belirgin biçimde yüksek sonuçlar sorgulanmalıdır. En sık üç sebep vardır: sahadaki malzemenin Proktor numunesinden daha iri taşlı ya da farklı olması, iri dane düzeltmesinin yapılmaması ve ölçüm hatası. Böyle bir sonuçta ilk soru, referans Proktor'un gerçekten o tabakanın malzemesine ait olup olmadığıdır.

Kum konisi deneyi nasıl yapılır ve raporunda nelere bakılır?

Kum konisi deneyi, sıkıştırılmış tabakada küçük bir çukur açıp çıkan zeminin kütlesini tartan, çukurun hacmini ise birim hacim ağırlığı bilinen kalibre kumla doldurarak ölçen yerinde yoğunluk deneyidir. KTŞ 2013 bu deney için TS 1900-1 ve AASHTO T 191'e atıf yapar; ASTM'deki karşılığı D1556'dır.

KTŞ 2013'ün Tablo 206-6'sına göre 6 inç (yaklaşık 15 cm) çaplı koni en büyük dane boyutu 50 mm'ye kadar olan malzemede, 12 inç çaplı koni ise 75 mm'ye kadar olan malzemede kullanılır. ASTM D1556 da yöntemi kayda değer miktarda 38 mm'den iri dane içermeyen zeminler için tarif eder; daha iri malzemede büyük çukurlu başka yöntemlere yönlendirir.

Kum konisi deneyi sahada hangi sırayla yapılır?

Deney laboratuvar personelince yapılır; sizin rolünüz, noktanın seçimini ve işlemin doğru sırayla yürüdüğünü izlemektir. Sahada göreceğiniz sıra kabaca şöyledir:

  1. Test noktası belirlenir, yüzeydeki gevşek malzeme temizlenir ve taban plakası yüzeye oturtulur.
  2. Plakanın deliğinden, kontrol edilen tabakanın kalınlığını temsil edecek derinlikte bir çukur açılır.
  3. Çukurdan çıkan zeminin tamamı, nem kaybetmemesi için kapalı bir kaba alınır ve tartılır.
  4. Kum şişesi ve koni plakanın üzerine ters çevrilir, kalibre kum çukuru ve koniyi doldurana kadar akıtılır.
  5. Şişede kalan kum tartılır; harcanan kumdan koninin içini dolduran miktar düşülerek çukura giren kum bulunur.
  6. Çukura giren kumun kütlesi, kumun kalibrasyonla bilinen birim hacim ağırlığına bölünerek çukurun hacmi hesaplanır.
  7. Çıkan zeminin kütlesi çukur hacmine bölünerek yaş birim hacim ağırlık bulunur.
  8. Zeminin su içeriği etüvde kurutularak belirlenir, yaş değer kuru değere çevrilir ve Proktor maksimumuna oranlanır.

Bir örnek hesap: kalibre kumun birim hacim ağırlığı 1,45 g/cm³ olsun ve çukura 2.900 g kum girsin. Çukur hacmi 2.900 ÷ 1,45 = 2.000 cm³ olur. Çukurdan 4.100 g yaş zemin çıktıysa yaş birim hacim ağırlık 2,05 g/cm³'tür; su içeriği %12 ise kuru değer 1,83 g/cm³ bulunur.

Kum konisi sonucunu bozan hatalar nelerdir?

Kum konisi basit bir deneydir ama hataya açıktır; sonucu en çok bozan şeyler çukurun kendisiyle ve kumun davranışıyla ilgilidir. Rapora itiraz etmeden önce aşağıdaki noktaların doğru yapılıp yapılmadığını sormak yerinde olur.

  • Çukurun tabakanın yalnızca üst birkaç santimetresini temsil etmesi; alt kısmı gevşek bir tabaka bu durumda iyi sonuç verebilir.
  • Çıkan zeminin açık kapta bekleyip nem kaybetmesi; bu hem su içeriğini hem kuru değeri kaydırır.
  • Deney sırasında yakında silindir ya da kamyon çalışması; titreşim kumu fazladan sıkıştırır, çukur hacmi büyük görünür.
  • Kalibre kumun nem alması veya kalibrasyonunun eski olması
  • Çukur duvarında iri bir taşın oynaması ya da çukurun kenarının çökmesi
  • Noktaların hep kolay ve düzgün yerlerden seçilmesi

Test noktaları nasıl seçilmeli ve doğrulama testi nedir?

Test noktaları, tabakanın yalnızca iyi görünen kısmını değil tamamını temsil edecek biçimde dağıtılmalıdır. Kenarlar, duvar dipleri, rögar ve menhol çevresi, yarma-dolgu geçişleri ve silindirin zor döndüğü köşeler, sıkışmanın en çok aksadığı yerlerdir; bu noktaların test planında bulunması önerilir.

Doğrulama testi, sıkıştırılmış tabakanın üzerinden yüklü bir aracın yavaşça geçirilip esneyen, çöken ya da düzgün davranmayan kesimlerin gözle belirlendiği arazi kontrolüdür. KTŞ 2013 (madde 206.10) İdarenin istediği durumlarda uygulanan bu test için 30-40 ton yük alabilen ekipman, 620-1040 kPa lastik basıncı ve 4-8 km/saat hız tarif eder; zayıf çıkan kesimler açılıp uygun malzemeyle yeniden yapılır. Nokta testlerinin arasında kalan alanı görmenin pratik bir yoludur.

Nükleer yoğunluk ölçer nasıl çalışır, sonucuna güvenilir mi?

Nükleer yoğunluk ölçer, içindeki küçük radyoaktif kaynakların yaydığı ışınımın zeminden geçerken ne kadar zayıfladığını ölçerek birkaç dakikada yoğunluk ve su içeriği veren taşınabilir bir cihazdır. Doğru kalibre edilip kum konisiyle karşılaştırıldığında güvenilir sonuç verir; karşılaştırma yapılmadan tek başına kullanıldığında ise sistematik hata taşıyabilir.

Yöntem ASTM D6938 ve AASHTO T 310 standartlarında tarif edilir. ASTM D6938'e göre doğrudan iletim modunda kaynak zemine en fazla 300 mm derinliğe indirilir; su içeriği ise yoğunluk için hangi mod kullanılırsa kullanılsın yüzeyden, geri saçılma moduyla ölçülür. Su içeriği, hızlı nötronların sudaki hidrojen tarafından yavaşlatılmasıyla hesaplandığı için standart, zemindeki hidrojenin su hâlinde olduğunu varsayar; organik madde gibi başka hidrojen kaynakları okumayı saptırabilir.

Nükleer ölçerde korelasyon şarttır, çünkü cihaz fabrikada genel malzemelere göre kalibre edilir, sizin şantiyenizin malzemesine göre değil. KTŞ 2013 bu yüzden işin başında en az 10 farklı noktada nükleer ölçüm ile kum konisi ya da kasnak yöntemi sonuçlarının karşılaştırılmasını ister. Sıkışma kontrolü nükleer yöntemle sürdürülüyorsa, ayrıca her 2.500 m²'de bir diğer yöntemlerden biriyle kontrol yapılır.

Nükleer ölçüm raporunda şu bilgilerin bulunması beklenir: cihazın seri numarası ve kalibrasyon tarihi, o güne ait standart sayım kaydı, ölçüm modu ve kaynak derinliği, uygulanan korelasyon düzeltmesi ve su içeriğinin etüvle doğrulanıp doğrulanmadığı. Bu satırların hiçbiri olmayan bir nükleer rapor, yalnızca ekran okumasının kâğıda geçirilmiş hâlidir.

Nükleer yoğunluk ölçerler radyoaktif kaynak içerdiği için Türkiye'de radyasyon kaynaklarını denetleyen Nükleer Düzenleme Kurumu'nun düzenleyici kontrolü altındadır; cihazı lisanslı kuruluşlar, eğitimli personelle kullanır. Ölçüm sırasında cihazın çevresinde gereksiz bulunulmaması, çocukların ve hayvanların ölçüm alanına yaklaştırılmaması önerilir. Cihazın şantiyede kimin sorumluluğunda taşındığı ve saklandığı da sorulabilir.

Kum konisi, nükleer ölçer ve kasnak yöntemi: hangisi ne zaman seçilir?

Yerinde yoğunluk yöntemi, dolgudaki en büyük dane boyutuna ve istenen ölçüm sıklığına göre seçilir; KTŞ 2013 bu seçimi Tablo 206-6 ile malzemenin en büyük dane boyutuna bağlar. İnce ve orta daneli dolguda üç yöntem de kullanılabilir, iri taşlı dolguda seçenekler daralır.

YöntemKTŞ 2013'e göre en büyük daneStandartKTŞ 2013 minimum sıklık (her tabakada)Güçlü yanıZayıf yanı
Kum konisi (6 inç)50 mmTS 1900-1, AASHTO T 1911.000 m²'de birDoğrudan ölçüm, referans yöntemYavaş; su içeriği sonucu etüv kurutmasını bekler
Kum konisi (12 inç)75 mmTS 1900-1, AASHTO T 1911.000 m²'de birDaha iri malzemede kullanılabilirDaha büyük çukur, daha fazla iş
Kasnak yöntemi37,5 mm (10 inç) / 75 mm (12 inç)AASHTO T 1811.000 m²'de birKum konisine alternatif doğrudan yöntemLaboratuvarın bu yöntemle çalışıp çalışmadığı önceden sorulmalıdır
Nükleer yöntem37,5 mmASTM D6938, AASHTO T 310250 m²'de bir; ayrıca 2.500 m²'de bir başka yöntemle kontrolHızlı, çok nokta, anında sonuçKorelasyon ve lisans gerektirir

Pratikte büyük alanlarda nükleer ölçerle sık tarama yapılıp belirli aralıklarla kum konisiyle kontrol edilmesi yaygındır. Küçük bir bahçe ya da tek yapılı parselde ise az sayıda ama doğru yere yapılmış kum konisi deneyi çoğu zaman yeterli bilgiyi verir.

75 mm'den iri taşlı dolgularda sıkışma nasıl kontrol edilir?

KTŞ 2013'e göre 75 mm'den iri daneler içeren dolgularda sıkışma kontrolü için geçerli bir yerinde yoğunluk yöntemi yoktur; şartname bu dolgularda sıkışmayı silindir geçişlerindeki oturma miktarıyla kontrol eder. Ağırlıkça %50'den fazla 75 mm'den iri tane içeren malzeme kaya dolgu sayılır ve 15 ton statik ağırlıklı silindirin son iki geçişindeki toplam oturma 6 mm'den az ise yeterli sıkışma sağlanmış kabul edilir.

Oturmaya esas kot okumaları enkesitte en az her 5 m'de, boyuna en az her 20 m'de bir alınır. Kaya dolguda en büyük dane 500 mm ile, tabaka kalınlığı ise en büyük dane boyutunun 1,5 katı ve en fazla 750 mm ile sınırlanır. Kayseri'nin batısındaki bazalt ve andezit kazılarından çıkan bloklu malzeme bu sınıfa girebilir; bu durumda raporda yoğunluk değil kot okuması aranır.

CBR testi nedir, sonucu nasıl yorumlanır?

CBR (Kaliforniya Taşıma Oranı), sıkıştırılmış zemin numunesine standart bir pistonun batırılmasıyla ölçülen direncin, standart bir kırmataşın aynı batmada gösterdiği dirence oranının yüzde ifadesidir. Kısacası malzemenin, belirli bir yoğunlukta ne kadar yük taşıyabildiğini anlatır. Türkiye'de TS 1900-2, uluslararası şartnamelerde AASHTO T 193 standardına göre yapılır.

Yaş CBR, numunenin deneyden önce suda bekletilerek en elverişsiz nem koşuluna getirildiği CBR deneyidir; KTŞ'deki uygunluk koşulları bu değere göre verilir. Bekletme sırasında numunenin ne kadar kabardığı da ölçülür ve CBR şişme yüzdesi olarak raporlanır. Kayseri'nin bahar yağışları ve kar suyuyla ıslanan dolgular için yaş CBR, kuru CBR'den daha gerçekçi bir göstergedir.

KoşulSınır değerKTŞ 2013'teki yeri
Dolgu malzemesinin yaş CBR şişmesiTabloda en fazla %3; madde metnine göre %3 ve üstü şişme veren malzeme dolguda ve üstyapı tabanında kullanılmazTablo 206-1 ve Kısım 206.02
Esnek üstyapı altındaki dolgunun en üst kısmıYaş CBR'si 8 ve altında olan malzeme kullanılmazKısım 206.05
Koruyucu tabaka seçme malzemesiYaş CBR 10'dan büyükTablo 206-3
Granüler alttemel Tip-AModifiye Proktor'un %98'ine sıkıştırılmış numunede en az %30Kısım 401.02
Granüler alttemel Tip-BAynı koşulda en az %50Kısım 401.02
Kireçle iyileştirilmiş dolgu / üstyapı tabanı / alttemel (karışım tasarımı)CBR en az 15 / 20 / 50Kısım 218.05.03

CBR, sıkışma yüzdesinin yerine geçer mi?

CBR, sıkışma yüzdesinin yerine geçmez; ikisi farklı soruları cevaplar. CBR, malzemenin belirli bir yoğunluğa getirildiğinde ne kadar taşıyacağını söyler; sıkışma yüzdesi ise sahadaki tabakanın gerçekten o yoğunluğa getirilip getirilmediğini söyler. Yüksek CBR'li bir malzeme gevşek serilirse taşımaz; sıkı serilmiş düşük CBR'li bir malzeme de üstündeki yük için yetersiz kalabilir.

Bu yüzden CBR genellikle malzemenin kabulü aşamasında, işin başında ve malzeme değiştiğinde yapılır. KTŞ 2013 yol dolgularında yaş CBR'yi her 10.000 m³'te ve her farklı dolgu malzemesinde bir kez, alttemelde ise her malzeme veya gradasyon değişikliğinde ve ayrıca ayda bir kez ister.

CBR'si düşük çıkan malzeme için üç temel yol vardır: malzemeyi değiştirmek, üstüne şartnamenin tarif ettiği koruyucu bir seçme malzeme tabakası koymak ya da malzemeyi kireç veya çimento gibi bağlayıcılarla iyileştirmek. Hangisinin seçileceği, üstüne gelecek yüke, dolgu kalınlığına ve ekonomiye bağlıdır; karar yetkili mühendis tarafından verilir.

Stabilizasyon yöntemlerinin kendisi ayrı bir konudur; kireç ve çimentoyla iyileştirmenin mantığını zemin stabilizasyonu yazımızda bulabilirsiniz. Burada akılda tutulacak nokta şudur: stabilize edilen katmanın da kendi Proktor'u, kendi CBR hedefi ve kendi sıkışma kontrolü vardır; eski malzemenin raporu yeni karışım için geçerli değildir.

Plaka yükleme deneyi ne zaman istenir ve Ev2 değeri nasıl okunur?

Plaka yükleme deneyi, sıkıştırılmış yüzeye konan rijit çelik plakaya kademeli yük verip plakanın oturmasını ölçen, tabakanın yük altında ne kadar şekil değiştirdiğini doğrudan gösteren arazi deneyidir. Özellikle iri daneli dolgularda, kum konisinin uygulanamadığı ya da tabakanın taşıma davranışının doğrudan görülmek istendiği işlerde istenir. Türkiye'de TS 5744, Almanya kaynaklı şartnamelerde DIN 18134 standardına atıf yapılır.

DIN 18134'e göre yapılan deneyde plaka iki kez yüklenir. İlk yükleme eğrisinden Ev1, yük kaldırılıp yeniden verildiğinde elde edilen ikinci eğriden Ev2 deformasyon modülü hesaplanır. Ev2, tabakanın rijitliğini; Ev2/Ev1 oranı ise sıkışma durumunu anlatır.

Ev2/Ev1 oranı neden sıkışmayı ele verir?

Ev2/Ev1 oranı sıkışmayı ele verir, çünkü gevşek bir tabaka ilk yüklemede plakanın altında kendi kendine sıkışır ve ikinci yüklemede çok daha sert davranır; oran bu yüzden büyür. İyi sıkışmış bir tabakada iki yükleme arasındaki fark azdır ve oran küçük kalır.

Örneğin Almanya'da yol toprak işlerinde uygulanan ZTV E-StB şartnamesi, oranın %100 sıkışma istenen yerlerde 2,3'ü, %98 istenen yerlerde 2,5'i geçmemesini ister; Ev1 değeri gerekli Ev2'nin %60'ına zaten ulaşmışsa daha yüksek oranlara izin verir. Aynı şartname dona hassas zemin üzerindeki yol tabanında Ev2 için 45 MN/m² değerini arar. Bu sayılar o şartnamenin koşullarına aittir; sizin projenizdeki sınır, proje şartnamesinde yazandır.

KTŞ'de plaka yükleme hangi değerlerle geçer?

KTŞ 2013, plaka yükleme deneyini kireçle iyileştirilen katmanların kontrolünde, İdare istediğinde uygulanan bir deney olarak tarif eder. Deney 30 cm'lik plakayla yapılır ve deformasyon modülü Md = (Δp ÷ Δs) × D formülüyle hesaplanır; burada Δp yük artışını, Δs oturma artışını, D plaka çapını gösterir.

Kabul değerleri dolgunun yüksekliğine ve katmanın konumuna göre değişir: yüksekliği 1 m'yi aşan dolgularda iyileştirilen katmanlar için Md en az 15 N/mm², dolgunun en üst tabakası için en az 20 N/mm²; 1 m'den alçak dolguların son katmanı, üstyapı tabanı ve alttemel için en az 50 N/mm². Deney, İdarenin talebi hâlinde sıkıştırılmış her 300 m'lik yolun her tabakasında en az bir kez yapılır.

Tabaka kalınlığı ve silindir seçimi test sonucunu nasıl belirler?

Test sonucunu büyük ölçüde sahadaki iki karar belirler: bir seferde ne kalınlıkta malzeme serildiği ve bu malzemeye hangi tip, hangi ağırlıkta silindirin kaç geçiş yaptığı. Silindirin etkisi derinlikle azalır; kalın serilen bir tabakanın üst kısmı sıkışır, alt kısmı gevşek kalır ve yüzeyden yapılan sığ bir ölçüm bu farkı göstermeyebilir.

Keçiayağı silindir, bandajının üzerinde çıkıntılı ayaklar bulunan ve killi zemini yoğurarak, alttan yukarı doğru sıkıştıran silindirdir. Düz bandajlı vibrasyonlu silindir ise titreşimle daneleri yeniden dizerek özellikle kum, çakıl ve siltte etkili olan silindirdir. KTŞ 2013, malzeme cinsine göre silindir ve tabaka kalınlığını aşağıdaki gibi eşleştirir.

Malzeme (AASHTO sınıfı)SilindirTabaka kalınlığıSu içeriği
Kil ve killi malzeme (A-6, A-7)Vibrasyonlu keçiayağı (çalışma ağırlığı en az 11.000 kg, ayak yüksekliği en az 10 cm) ve lastik tekerlekli silindir (lastik başına en az 3,5 ton)20-25 cmPlastisiteye göre wopt ile wopt + 2 ya da wopt − 2 ile wopt
Silt ve siltli malzeme (A-4, A-5)Düz bandajlı, iki frekanslı vibrasyonlu; en az 11.000 kg, statik çizgisel yük 30 kg/cm'den büyük20-30 cmwopt − 1 ile wopt + 2
Granüler malzeme (A-1, A-2, A-3)Aynı nitelikte düz bandajlı vibrasyonlu20-30 cm; silindir kapasitesi artarsa 30-40 cmwopt ± 2
Kaya dolguYeterli kapasitede vibrasyonlu düz bandajlıEn büyük danenin 1,5 katı, en fazla 750 mmGerekirse sulama veya kurutma
Granüler alttemelEn az 11.000 kg düz bandajlı vibrasyonlu ve/veya lastik tekerlekliSıkışmış kalınlık en fazla 20 cm; deneye dayanarak onayla 30 cmTip-A için modifiye wopt ± 2

Kalınlık kuralının bir de kot tarafı vardır. KTŞ 2013'e göre bitmiş dolgu tabakasının herhangi bir noktası ile proje kotu arasında ±40 mm'den, alttemelde ise ±20 mm'den fazla fark olmamalıdır. Tabaka kalınlığını sahada izlemek için kazıklara çizilen kot işaretleri ve kot ölçümleri kullanılır.

Deneme kesimi neden atlanmamalı?

Deneme kesimi atlanmamalıdır, çünkü belirli bir silindirin belirli bir malzemede kaç geçişte hedef sıkışmaya ulaştığı ancak sahada denenerek bulunur. KTŞ 2013 (madde 206.09), kaya dolgular dışında her dolgu malzemesi için işin başında 1.000 m²'lik bir alanda silindirin hızını, geçiş sayısını, makinelerin kullanım sırasını ve tabaka kalınlığını belirlemeyi zorunlu tutar.

Deneme kesiminde en az dört silindirleme şeridi kullanılır, bindirme bandaj genişliğinin %10'undan az olmaz ve bütün şeritlerde ilk geçiş bitmeden ikinci geçişe başlanmaz. Belirlenen teknik yazılı olarak makinede bulundurulur ve operatör buna göre çalışır. Küçük özel işlerde 1.000 m²'lik bir kesim mümkün olmayabilir; bu durumda ilk tabakalarda daha sık test yapılarak aynı bilgi elde edilebilir.

Duvar dibi, boru çevresi ve dar alanlarda sıkıştırma nasıl yapılır?

Büyük silindirin yanaşamadığı dar alanlarda sıkıştırma, vibrasyonlu plakalı sıkıştırıcı, vibrasyonlu tokmak ya da elle yönlendirilen küçük vibrasyonlu silindirle yapılır. KTŞ 2013 bu ekipmanı bordür, kalıp ve duvar yanları gibi yerler için tarif eder. Hafif ekipmanın etkisi derine inmediği için bu bölgelerde tabaka daha ince serilmelidir.

Drenaj borusu ve altyapı hendeğinde boru çevresindeki dolgu, borunun hem taşıyıcısı hem koruyucusudur; burada sıkıştırma az olursa boru oturur, fazla ve kaba yapılırsa boru zarar görür. KTŞ 2013 büz çevresinin en fazla 15 cm'lik tabakalarla doldurulup silindir, el kompaktörü ya da mekanik tokmakla sıkıştırılmasını ve bu sıkıştırmanın borunun üst seviyesinden 20 cm yüksekliğe kadar sürdürülmesini ister.

Duvara yakın çalışmanın bir de yapı güvenliği tarafı vardır. KTŞ 2013'e göre beton bir yapının arka dolgusu, beton dolgudan doğacak basınca dayanacak mukavemeti kazanmadan yapılmaz; donatılı toprak duvarlarda ise kütlesi 1.000 kg'dan fazla silindirler panellerin 1,5 m yakınına sokulmaz; bu şeritte kütlesi 1.000 kg'ın altındaki vibrasyonlu silindir kullanılır. İstinat duvarı arkasındaki dolgu, duvarın statik projesine uygun olarak ve yetkili teknik personel gözetiminde yapılmalıdır.

Kaç metrekarede bir sıkışma testi yapılmalı?

Test sıklığı projenin şartnamesinde yazar; KTŞ 2013 yol dolgularında her tabakada kum konisi için 1.000 m²'de, nükleer ölçer için 250 m²'de en az bir deney ister. Laboratuvar deneyleri ise hacme ve malzeme değişimine bağlanır. Aşağıdaki tablo KTŞ 2013'ün dolgu ve alttemel için verdiği minimum sıklıkları bir arada gösterir.

DeneyYol dolgusu (Tablo 206-7)Granüler alttemel (Tablo 401-5)
Likit limit – plastik limitHer 1.000 m³'te ve her farklı malzemede birHer 2.000 m³'te bir
Su içeriğiHer 1.000 m³'te ve her farklı malzemede birHer 2.000 m³'te bir
Proktor (kuru birim ağırlık – su içeriği ilişkisi)Her 10.000 m³'te ve her farklı malzemede birHer malzeme veya gradasyon değişikliğinde ve ayda bir
Yaş CBRHer 10.000 m³'te ve her farklı malzemede birHer malzeme veya gradasyon değişikliğinde ve ayda bir
Kum konisi veya kasnakHer tabakada 1.000 m²'de birHer tabakada 1.000 m²'de bir
Nükleer yöntemHer tabakada 250 m²'de bir; ayrıca 2.500 m²'de bir başka yöntemleAynı

Küçük parsellerde test sayısı nasıl belirlenmeli?

Küçük parsellerde test sayısı alana değil tabaka sayısına ve kritik noktalara göre düşünülmelidir. 400 m²'lik bir bahçe dolgusunda "1.000 m²'de bir test" kuralı kâğıt üzerinde neredeyse hiç test gerektirmez; oysa bu dolgu beş tabakadan oluşuyorsa ve üstüne otopark gelecekse, her tabakada en az bir noktanın ölçülmesi mantıklıdır.

Test sayısının ve yerinin, işin başında proje müellifi ya da kontrol mühendisiyle birlikte yazılı olarak belirlenmesi önerilir. Böylece sonradan "bu kadar test yeter mi" tartışması yerine, önceden kararlaştırılmış bir planın uygulanıp uygulanmadığına bakılır.

Şartnamedeki sayı alt sınırdır; KTŞ 2013 de kalite kontrol deneylerinin en az tablodaki sayıda olmak koşuluyla kontrol mühendisince uygun görülen ara ve sıklıkta yapılacağını söyler. Malzeme değiştiğinde, yağmur sonrasında, bir tabaka tekrar sıkıştırıldığında ya da doğrulama testinde esneyen bir bölge görüldüğünde ek test yapılması gerekir.

Kayseri zemin sıkıştırma işlerini iklim ve jeoloji nasıl etkiler?

Kayseri'de sıkıştırmayı zorlaştıran üç yerel etken öne çıkar: donlu ve uzun kış, yağışlı ilkbahar ve bölgeden bölgeye değişen volkanik ve alüvyonel zemin. Bu üçü, aynı şartname değerine ulaşmak için gereken çabayı ve iş programını doğrudan değiştirir.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün Kayseri istatistiklerine göre 1931-2025 döneminde ocak ayının ortalama sıcaklığı −1,5 °C, ortalama en düşük sıcaklığı −6,7 °C'dir; ölçülen en düşük sıcaklık ocak ayında −32,5 °C'dir. Aynı veride mart, nisan ve mayıs aylarının ortalama toplam yağışı sırasıyla 43,7 mm, 50,7 mm ve 52,2 mm'dir.

Kışın dolgu yapılır ve sıkıştırılır mı?

Zemin donmuşsa dolgu yapılmaz; KTŞ 2013, kış aylarında dolgunun oturacağı alandaki kar ve buzun temizlenmesini, zeminde donma varsa don etkisi ortadan kalkıncaya kadar dolguya başlanmamasını ister. ÇŞB İnşaat Genel Teknik Şartnamesi de karlı, buzlu ve donmuş toprakların dolguda kullanılmasına izin vermez.

Donmuş topak sert olduğu için sıkışmış gibi görünür ve ölçümde yanıltıcı sonuç verebilir; çözüldüğünde ise içindeki buzun yeri boşluk olarak kalır. KTŞ 2013, üstüne kaplama gelmeden kışa kalan dolgu yüzeylerinin sıkıştırılmış ve en az %5 enine eğimle bırakılmasını, işe yeniden başlanırken en az 20 cm kabartılıp tekrar sıkıştırılmasını ister. ÇŞB şartnamesi bu kalınlığı donmuş yüzeyler için 30 cm olarak verir. Bölgenizin don derinliği için Karayolları'nın Türkiye Don İndeksi ve Don Penetrasyon Derinliği Haritası'na bakılabilir.

İlkbahar yağışları ve yaz kuraklığı su içeriğini nasıl bozar?

İlkbahar yağışları, özellikle killi malzemeyi optimumun ıslak tarafına iter ve silindirin geçtiği yerde yüzey esnemeye başlar. Böyle bir tabakaya ek geçiş yapmak çoğu zaman işe yaramaz, hatta yapıyı bozar; malzemenin kabartılıp havalandırılarak kurutulması ya da uygun hava beklenmesi gerekir.

Dolgu tabanında su toplanıyorsa sorun daha derindedir. KTŞ 2013, dolgu yapılacak sahada toplanmış su varsa dolgudan önce drene edilmesini şart koşar. Sürekli su gelen parsellerde drenaj sistemi dolgudan önce çözülmelidir; aksi hâlde iyi sıkıştırılmış bir tabaka bile altından yumuşar. Yağış öncesinde tabaka yüzeyine eğim verilmesi ve stok malzemenin korunması da su içeriğini kontrol altında tutar.

Kurak ve sıcak yaz günlerinde ise serilen malzeme, silindir gelene kadar su kaybedip optimumun kuru tarafına düşebilir. Bu durumda sulama, tam sıkıştırmadan önce ve tabakanın her yerine eşit dağılacak biçimde yapılmalıdır. Bir tarafı çamur, bir tarafı toz olan tabakada ölçülen tek bir nokta, tabakanın tamamını temsil etmez.

Su içeriğini tutturmak için sahada su kaynağının hazır olması iş programının bir parçasıdır. Ekipman parkımızdaki kepçe, kamyon ve su tankeri, dolgunun serilmesiyle sulanmasının aynı gün ve aynı tempoda yürümesine yardımcı olur; test için tabakayı zamanında hazır etmek de bu tempoya bağlıdır.

Tüf, pomza ve alüvyon: Kayseri malzemesinin Proktor davranışı nasıldır?

Kayseri'de dolgu malzemesinin davranışı, malzemenin nereden geldiğine göre belirgin biçimde değişir. Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün jeoloji özetine göre ilin batısı andezitler, yer yer bazalt lavları, volkanik tüfler, aglomeralar ve breşlerle örtülüdür; çöküntü ovalarındaki alüvyon birikintileri ise pek çok yerde 20-30 m kalınlığa ulaşır. MTA'nın pomza raporu, üretimin başta İç Anadolu'da Nevşehir ve Kayseri'de yapıldığını belirtir; rapordaki 2020 tarihli MAPEG verisine göre işletme ruhsatlı pomza rezervinde Kayseri, Nevşehir ve Manisa'dan sonra üçüncü sıradadır.

Tüf ve pomza gibi gözenekli volkanik malzemeler hafiftir; Proktor'da düşük bir maksimum kuru birim hacim ağırlık vermeleri kendi başına kusur değildir. KTŞ 2013 de dolgu malzemesinde aradığı en az 1,450 t/m³ maksimum kuru birim ağırlık şartını, plastisite indisi 6'yı geçmeyen ve CBR'si 10'dan büyük doğal cüruf ve tüflerde aramaz; 5 m'yi aşan dolgularda bu malzemeler için ayrıca araştırma raporu ister.

Bu malzemelerde dikkat edilecek nokta, danelerin silindir altında ezilerek gradasyonun değişebilmesidir. Malzemenin rengi, dokusu ya da ocağı değiştiğinde Proktor'un yenilenmesi istenmelidir. Alüvyonel ova zemininde ise ince daneli, suya duyarlı katmanlar yaygındır; bu zeminlerde su içeriği toleransı kum-çakıla göre daha dar pencerede tutulur.

Felahiye-Kayseri il yolunun Obruk bölgesinde sık yaşanan çökmeler nedeniyle trafiğe kapatılması 2026 yazında yerel basında haber oldu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 3 Ağustos 2026 tarihli açıklamasında farklı jeolojik formasyonlar, sismik etkiler, meteorolojik etkenler, donma-çözülme döngüleri ve şişme-büzülme kaynaklı ayrışmalar gibi etkenlerin, teknik şartname ve projesine uygun yapılmış yollarda bile yüzey bozulmasına yol açabildiğini söyledi. Bu büyük ölçekli bir yol ve jeoloji konusudur, bir sıkıştırma vakası değildir; ancak aynı donma-çözülme ve şişme-büzülme etkileri, gevşek bırakılmış küçük bir dolguyu da zamanla yıpratır.

İş sahibi müteahhitten hangi belgeleri istemeli?

İş sahibi dolguyu teslim alırken en az şu belgeleri istemelidir: malzeme uygunluk deneyleri, her malzeme için Proktor raporu, tabaka tabaka yerinde yoğunluk raporları, gerekiyorsa CBR ve plaka yükleme raporları ile başarısız çıkan noktaların tekrar test kayıtları. Bu belgeler bir dosya hâlinde saklandığında, yıllar sonra bir çatlak ya da çökme konuşulurken elinizde somut veri olur.

BelgeNeyi kanıtlar?Eksikse ne olur?
Malzeme uygunluk deneyleri (elek analizi, likit limit, plastisite indisi, sınıflandırma)Dolgunun şartnamedeki malzeme koşullarını sağladığınıBitkisel toprak, aşırı plastik kil ya da molozlu malzeme fark edilmeden kullanılabilir
Proktor raporu (her malzeme için)Sıkışma yüzdesinin hangi referansa göre hesaplandığınıSıkışma yüzdeleri doğrulanamaz
Deneme kesimi tutanağıSilindir tipi, geçiş sayısı ve tabaka kalınlığının denenerek belirlendiğiniSahadaki yöntem kişisel alışkanlığa kalır
Tabaka bazlı yerinde yoğunluk raporlarıHer tabakanın, her bölgede hedefe ulaştığınıYalnızca en üst tabaka ölçülmüş olabilir
Nükleer ölçer kalibrasyon ve korelasyon kaydıCihaz okumalarının sizin malzemenize göre düzeltildiğiniSistematik sapma fark edilmez
CBR ve plaka yükleme raporları (projede istenmişse)Malzemenin ve tabakanın taşıma koşulunu sağladığınıÜstyapı veya zemin betonu için gereken taşıma kanıtlanmaz
Başarısız nokta ve tekrar test kayıtlarıUygunsuzluğun düzeltildiğiniKalan hataların nerede olduğu bilinmez
Kot ölçüm tutanakları ve saha fotoğraflarıTabaka kalınlıklarının ve bitmiş kotun projeye uyduğunuKalın serilmiş tabakalar sonradan anlaşılamaz

Sözleşmede hangi konuların netleştirilmesi önerilir?

Anlaşmazlıkların çoğu, iş başlamadan konuşulmamış birkaç sorudan çıkar. Bu soruların sözleşmede ya da ekli teknik şartnamede yazılı olarak cevaplanması önerilir; hukuki sonuçları için bir hukukçudan görüş alınmalıdır.

  • Hangi şartname ve hangi baskısı esas alınacak?
  • Referans deney standart Proktor mu, modifiye Proktor mu?
  • Her katman için minimum sıkışma yüzdesi ve su içeriği aralığı nedir?
  • Test sıklığı ve test noktalarının seçimi nasıl olacak?
  • Laboratuvarı kim seçecek ve deney bedelini kim karşılayacak?
  • Başarısız çıkan tabakanın düzeltilmesi ve tekrar testi kimin sorumluluğunda olacak?
  • Belgeler hangi aşamada ve hangi biçimde teslim edilecek?

Raporu okurken hangi sorular sorulmalı?

Yerinde yoğunluk raporunu elinize aldığınızda kısa bir soru listesiyle ilerlemek işi kolaylaştırır. Bu soruların cevabı raporda yoksa laboratuvardan ya da yükleniciden istenebilir.

  • Her ölçüm noktasının konumu ve kotu yazılı mı, bir krokiye işlenmiş mi?
  • Hangi tabakanın ölçüldüğü ve tarihi belli mi?
  • Sıkışma yüzdesi hangi Proktor raporuna göre hesaplanmış, o rapor ekte mi?
  • Su içeriği her noktada şartnamedeki aralıkta mı?
  • Başarısız nokta var mı; varsa tekrar ölçümü raporda mı?
  • Ölçüm yöntemi, standardı ve kullanılan cihaz belirtilmiş mi?
  • Rapor laboratuvar denetçisi tarafından imzalanmış mı?

Test sonucu şartnameyi tutmazsa ne yapılır?

Şartnameyi tutmayan tabakanın üzerine yeni tabaka serilmez; önce sebep bulunur, tabaka düzeltilir ve aynı noktada ya da hemen yakınında test tekrarlanır. Düzeltme sebebe göre değişir; her başarısız sonuç "bir tur daha silindir geçelim" demek değildir.

  1. Önce sonuç doğrulanır: hesap, birimler ve kullanılan referans Proktor'un o malzemeye ait olup olmadığı kontrol edilir.
  2. Su içeriğine bakılır: tabaka kuruysa eşit biçimde sulanıp yeniden sıkıştırılır; ıslaksa kabartılıp havalandırılarak kurutulur.
  3. Su içeriği uygun ama yoğunluk düşükse, deneme kesiminde belirlenen geçiş sayısının uygulanıp uygulanmadığına bakılır ve ek geçiş yapılır.
  4. Tabaka fazla kalın serilmişse kabartılıp inceltilir; KTŞ 2013 alttemelde proje kalınlığından %10'dan fazla sapmada yüzeyin kabartılıp düzeltilmesini ister.
  5. Malzeme uygunsuzsa (organik madde, moloz, aşırı plastik kil), o bölge kazılıp uygun malzemeyle yeniden yapılır.
  6. Düzeltilen bölgede test tekrarlanır ve hem ilk sonuç hem tekrar sonucu kayda geçirilir.
  7. Başarısızlık yaygınsa sorun tek noktada değil yöntemdedir; deneme kesimi yenilenir.

Üstü kapatılmış bir tabaka sonradan test edilebilir mi?

Üstü kapatılmış tabaka, üstündeki katmanlar kazılarak test edilebilir; ancak bu hem pahalıdır hem de kazılan bölge yeniden sıkıştırılmak zorunda kalınır. Doğru zaman, bir sonraki tabaka serilmeden önceki zamandır. Bu yüzden test planında "tabaka kabul edilmeden üstüne malzeme gelmez" kuralının yazılı olması önerilir.

Mevcut ve üstü bitmiş bir alanda şüphe varsa, çözümün ne olacağına ancak sorunun yeri ve derinliği anlaşıldıktan sonra karar verilir. Bu tür incelemeler yetkili mühendis tarafından planlanmalıdır; yüzeyden bakarak "dolgu çökmüş" demek ile dolgunun gerçekten nerede ve neden oturduğunu bilmek aynı şey değildir.

Sıkışma raporunda hangi işaretler şüphe uyandırmalı?

Rapordaki sayıların fazla düzgün olması, konum bilgisinin eksikliği ve tek bir Proktor değerinin farklı malzemelere uygulanması, en sık görülen uyarı işaretleridir. Bu işaretler tek başına sahtelik kanıtı değildir; ama açıklama istenmesi için yeterli sebeptir.

  • Bütün sonuçların şartname sınırının hemen üstünde, birbirine çok yakın değerlerde toplanması
  • Ölçüm noktalarının konumunun, kotunun ve tabaka numarasının yazılmaması
  • Su içeriğinin her noktada neredeyse aynı çıkması, yağmurlu günlerde bile değişmemesi
  • Proktor raporunun tarihinin dolgudan çok eski olması ya da dolgu bittikten sonra düzenlenmesi
  • Ocağı ve görünüşü farklı iki malzeme için aynı Proktor değerinin kullanılması
  • Nükleer ölçüm raporunda kalibrasyon ve korelasyon bilgisinin bulunmaması
  • Başarısız hiçbir noktanın olmaması; gerçek sahada ara sıra başarısız nokta çıkması olağandır

Sahada kendi gözünüzle nelere bakabilirsiniz?

Test yapmak laboratuvarın işidir, ama sahayı izlemek iş sahibinin hakkıdır ve birkaç basit gözlem çok şey anlatır. Aşağıdaki gözlemler ölçüm yerine geçmez; testin nereye yoğunlaşması gerektiğini göstermeye yarar.

  • Serilen gevşek tabakanın kalınlığı: kazıklardaki kot işaretleriyle karşılaştırılabilir.
  • Yüklü kamyon geçerken yüzeyin esneyip esnemediği ve tekerlek izinin derinleşip derinleşmediği
  • Malzemede kök, ot, moloz, plastik ya da iri kil topakları bulunup bulunmadığı
  • Silindirin tabakanın tamamında, kenarlar dâhil, düzenli şeritlerle çalışıp çalışmadığı
  • Sulamanın tabakaya eşit dağılıp dağılmadığı; bir yanı çamur, bir yanı toz olan tabaka uyarı işaretidir
  • Yağmurdan sonra yüzeyde su göllenen noktalar

Bahçe, istinat duvarı arkası, parke ve bina altı dolguda nelere dikkat edilir?

Aynı sıkışma yüzdesi her işte aynı anlamı taşımaz; dolgunun üstüne ne geleceği, hangi testin ve hangi sınırın isteneceğini belirler. Aşağıda Kayseri'de sık görülen dolgu türlerinde kontrolün nereye odaklanması gerektiğini özetliyoruz.

Bina ve saha betonu altındaki dolgu

Bina ve saha betonu altındaki dolguda sınır değer, projenin özel teknik şartnamesinde ya da yetkili mühendise hazırlatılan zemin etüdü raporunda belirlenir. ÇŞB İnşaat Genel Teknik Şartnamesi Y-3 bölümü dolgu malzemesi için likit limitin 70'in, plastisite indisinin 40'ın altında ve Standart Proktor maksimum kuru birim ağırlığının 1,450 t/m³'ün üstünde olmasını ister.

Aynı şartname bitkisel toprak, organik madde, çöp ve enkaz, suyla doygun killi ve marnlı zeminler, aşırı şişen veya büzülen malzemeler ve ağırlıkça %20'den fazla jips içeren malzemelerin dolguda kullanılmamasını şart koşar. Sıkıştırma gerektiğinde dolgu 30 cm'lik yatay tabakalar hâlinde serilir ve sıkıştırma dış kenardan merkeze doğru yapılır.

İstinat duvarı arkasındaki geri dolgu

İstinat duvarı arkasındaki dolgu hem duvara gelen yükü hem de suyun duvar arkasında birikip birikmeyeceğini belirler. Duvarın hemen arkasında genellikle drenaja uygun granüler malzeme, ince tabakalar ve hafif sıkıştırma ekipmanı tercih edilir; ağır silindir duvardan uzak tutulur. KTŞ 2013'ün sanat yapıları bölümü (Kısım 303), istinat duvarlarında ve dolgunun doğal zeminle birleştiği seviyede drenaj yapılarıyla suyun deşarjının sağlanmasını ister.

Duvar arkasında gevşek kalan dolgu, zamanla oturma, su birikmesi ve duvarda çatlak olarak geri döner; bu belirtilerin nasıl okunacağını istinat duvarında çatlak ve çökme belirtileri yazımızda anlattık. Duvarın maliyetini etkileyen kalemler arasında geri dolgu malzemesi, drenaj ve test sayısı da bulunur; genel çerçeve için Kayseri istinat duvarı maliyet rehberine bakabilirsiniz. Duvarın statik projesi yetkili mühendise hazırlatılır.

Parke taşı, otopark ve saha yolları

Parke taşı kaplamanın altındaki katmanlarda yük doğrudan ve tekrarlı geldiği için sıkışma kriteri genellikle daha yüksek enerjili modifiye Proktor'a bağlanır. KTŞ 2013'te alttemel için istenen %96-98 modifiye sıkışma ve en fazla 20 cm'lik sıkışmış tabaka kalınlığı, bu tür katmanlar için iyi bir referans çerçevesidir; projenizin değeri yine kendi şartnamesinde yazar.

Parke taşında görülen çukurlaşma ve dalgalanmanın büyük kısmı taşın değil alt katmanların sorunudur. Alt zemin katmanlarının sırası ve kalınlıkları için parke taşı çökmesini önleyen alt zemin rehberimize, döşeme desenleri ve uygulama teknikleri için parke taşı döşeme teknikleri yazımıza bakabilirsiniz. Uygulama tarafı parke taşı döşeme hizmetimizde anlatılıyor.

Arazi tesviyesi, teraslama ve yamaç dolguları

Eğimli arazide yapılan dolgunun en zayıf yeri, yeni dolgunun eski yamaca yaslandığı yüzeydir. KTŞ 2013, yamaç ve karışık kesitlerde dolgu tabakalarının yamaca bağlanması için 40-80 cm yüksekliğinde sıkıştırılmış kademeler açılmasını, yarma-dolgu geçişlerinde de dişler oluşturulmasını ister; yamaç 5/1 ve daha yatıksa bu kademelere gerek görmez.

Kademe açılmadan, eğimli yüzeye doğrudan serilen dolgu, sıkışma testini geçse bile yamaç boyunca kayma eğilimi taşır. Kot planı, teraslama sırası ve şev güvenliği için eğimli arazide teraslama rehberimize ve arazi düzenleme ve tesviye hizmetimize göz atabilirsiniz. Yüksek dolgu ve şev işleri yetkili teknik personel gözetiminde yapılmalıdır.

Yunus Özkan İnşaat kontrollü dolgu işini nasıl yürütür?

Yunus Özkan İnşaat olarak İncesu OSB'deki merkezimizden Kayseri ve çevresindeki şantiyelerde dolguyu tabaka tabaka serip sıkıştırıyoruz; sıkışma ölçümünü ise projede belirlenen lisanslı laboratuvar yapıyor. Bu ayrımı bilerek koruyoruz: dolguyu yapan tarafın kendi işini ölçmesi, iş sahibine güven değil soru işareti bırakır.

Bizim işimiz, laboratuvarın ölçeceği tabakayı şartnamenin istediği sıkılığa getirecek düzeni kurmaktır. Bunun için işin başında malzemenin kaynağını ve uygunluk deneylerini netleştirmeyi, tabaka kalınlığını sahada işaretlemeyi, su içeriğini kendi su tankerimizle yönetmeyi ve bir tabaka kabul edilmeden üstüne malzeme sermemeyi esas alıyoruz. Başarısız çıkan bir nokta, bizim için düzeltilip yeniden ölçülecek bir işten ibarettir.

Kazıdan dolguya uzanan zincirin tek elden yürümesi de kontrolü kolaylaştırır. Temel ve kazı ve hafriyat aşamasında çıkan malzemenin hangi kısmının dolguya uygun olduğu, hangi kısmının sahadan uzaklaştırılacağı işin başında ayrılırsa, dolguda sürpriz malzeme çıkma ihtimali azalır. Dolgu ve stabilizasyon hizmetimizin kapsamı da bu zincirin bir halkası olarak kurgulanmıştır.

Dolgunuzun şartnameye uygun yapılması ve test belgelerinin eksiksiz tamamlanması için Kayseri ve çevresinde ücretsiz keşif talep edebilirsiniz: 0533 771 11 82 numaralı telefondan arayın ya da WhatsApp üzerinden parselinizin konumunu ve birkaç fotoğrafını gönderin. Keşifte dolgunun kalınlığını, malzeme kaynağını ve kabul için hangi test belgelerinin gerekeceğini birlikte netleştirelim; hizmetin ayrıntıları kontrollü dolgu ve zemin stabilizasyonu sayfamızda.

Sıkça Sorulan Sorular